ANASAYFA | BAŞKAN | KURUMSAL | ÇAKIRLI | PROJELER | ÇAKIRLISPOR | İLETİŞİM
,
   

+

Kaliteli ve Karlı Zeytinciliğin Püf noktaları

1. Zeytin ağacını sık buda, çapala, gübrele, su ver,dibinde çim bitirtme.

2. Zeytin zararlıları ile mücadele et.

3. Zeytini zamanında, elle toplamayı, tercih et.

4. Toplanan zeytini kısa sürede ve ezmeden yağhaneye götür.

5. Fabrikaya gelen zeytini çok bekletme.

6. Zeytini işlemeden önce yıka, temizle, taşlardan ve yapraklardan arındır.

7. Zeytini sağlıklı koşullarda öğüt.

8. Zeytinyağını uygun kaplarda dinlendir, depola. Kara sac bidonlar veya beton kuyular kullanma.

9. Zeytini ambalajladıktan sonra serin ve karanlık yerlerde muhafaza et.

10. Zeytini çok bekletmeden tüket.

Erdoğan Oktay'ın Zeytin Ağaçlarında Verimi Arttırmak İçin Önerileri

DEĞERLİ ZEYTİN ÜRETİCİLERİ,

Bazı arkadaşlarımız zeytin üretimini gündeme alalım, tartışalım istediler. Bu vesileyle ben de önemli gördüğüm üç konuda bilgi vermek istiyorum:

Ülkemiz zeytinciliğinin önde gelen birinci sorunu, ağaç başına verim düşüklüğüdür. İspanya, İtalya ve Yunanistan’da var yılı ile yok yılı arasındaki rekolte farkı bizdeki gibi çok fazla değildir. Bu ülkeler, ağaç başına 50 Kg zeytini hemen her yıl toplarlar. Bizde ise durum çok farklıdır. Edremit Körfez Bölgemizde üç ağaç iki yılda 100 Kg (bir çuval) zeytin verir. Bu ortalama bir rakamdır, yani ağaç başına Körfez’de zeytin verimi 17 Kg civarındadır. İzmir’in güneyinde ise, durum daha da farklıdır, verim miktarı daha da azdır.

Peki, ağaçlarımızın verimini nasıl artırabiliriz?
Zeytincilikte iyi tarım uygulamalarını nasıl gerçekleştirebiliriz?

YAŞLI AĞACI olan üreticilerimize çok önemli üç öneride bulunacağım;

1. SERT BUDAMA: Ağaçlarımızı 6-7 metreden, 4 metrelere kademeli olarak indirelim. Ağaçlarda yaşlı dal, kara dal bırakmayalım. Bilek kalınlığında yeşil dallara dönüştürelim. Yaşlı ağaç kesilmeyi sever, gençleşir.

2. ZEYTİN HASADI : Zeytinler sarıdan pembeye döndüğü dönemde, çakı ile kesilen zeytinlerin çekirdek ve eteni ayrılıyorsa hasada erkenden başlayalım. Erken hasat, yükünü hafifleten ağaçların gelecek yılda zeytin vermesine önemli katkı yapar. TARAK ile ağaçlardan zeytinleri, taramak suretiyle tentelerin (yaygıların) üstüne indirelim. Tarakları, 1-2-3 metrelik eski sırıkların ucuna iki nalın çivisi ile takabilirsiniz. Zeytin mahsulü bol olan zeytinliklerde, BİR KADIN bir günde 75 Kg ile 200 Kg arasında değişen miktarlarda zeytin toplar. HASATTA elde taşınabilir, SARSICI ve ÇIRPICI özellikli hasat makinelerinden de yararlanabilirsiniz. Var yılında zeytin toplama masraflarınız yarıya iner, yağı daha ucuza mal edebilirsiniz.

Yukarıda sözünü ettiğim iki öneriyi Edremit Körfezi’nde uygulayan önder çiftçilerimiz vardır. Bunun yaygınlaşmasını diliyorum.

3. DAMLAMA SULAMA: Bu konu gerçekten önemlidir. Yunanistan Adalarındaki zeytinlikleri, 8-10 kez buralara giderek yerinde inceledim. Selanik’in Kalkidiki yöresinde zeytinlikleri gezdim. Zeytinliklerin tamamı, damlama sulama ile geceleri (buharlaşmayı da azaltmak için) ayda ikişer, üçer kere sulanmaktadır. Yunan Adalarında, Girit ve Rodos’ta ağaçlar yemyeşil ve fesleğen gibi bol verim alıyorlar. Müşterek açılan derin kuyulardan, zeytinlikler ortak şebekelerden sulanıyorlar. Bizim bu konuda yapmamız gereken çok işlem bulunmaktadır.

Diğer zeytin bakımı işleri olan; toprak işleme, gübreleme, ilaçlama işleri de elbette üzerinde çok düşünülmesi ve uygulanması gereken konulardır.

Sözlerimi bitirirken, “BİZ ÇOK BİLİRİZ” diyen kimi arkadaşlara şu öneride bulunacağım. “BİLMEK YAPABİLMEKTİR, YAPAMIYORSANIZ BİLMİYORSUNUZ DEMEKTİR”. Tarım üstü açık, çatısı olmayan bir iş koludur. Çevre faktörleri sizi olumsuz etkileyebilir, ona yönelik önlemler alınmasını icap ettirir. Edremit Körfezi’nde çok başarılı arkadaşlar var, verimini ağaç başına 23 Kg’ a, 50 Kg’a çıkaran müstahsiller var. Önemli olan bunların sayıca artmasıdır.

Hepinize saygılar sunarım.

Prof.Dr. Erdoğan OKTAY
ZEYTİNYAĞI

1- Sızma zeytinyağı

Zeytinyağının hazırlanışında en makbul olan sıkma usulüdür. Özel seçilmiş zeytinlerinden soğuk presle elde edilir ve özel tadımcılar tarafından denenerek diğer zeytinyağlarından ayrılır. Asit oranı %1'den azdır. Genzi yakmaz. Rafine edilip inceltilmemiş, içindeki tabii lezzet yok edilmemiştir. İster salatanızın üzerinde gezdirin, ister kahvaltıda keyifle ekmeğinizi batırın. Bu özel lezzetten ağzının tadını bilenlerin vazgeçmesi bir müddet sonra mümkün olmayacaktır.
2- Tat
Narin ve meyvemsi olmalı, asla acı olmamalıdır.Yani tatlandırılması iyi yapılmış olmalıdır.
3- Renk
Açık ve berrak olmalıdır.

ZEYTİN TANESİ
Soğuk zararından kısmen korunmak veya soğuktan sonra daha az etkilenmek için alınması gerekli önlemler:
• Zeytinlerin hasatından hemen sonra don riski olan bölgelerde zeytin ağaçları bordo bulamacı veya hazır bakırlı ilaçlar ile ilaçlanmalıdır. Potas, Fosfor, Bor gübresi ile gübrelenmesi de önerilen bir yöntemdir.
 
• Meteorolojik haberlere göre don riski olan saatlerde zeytinlikte ve donun çökebileceği alanlarda lastik, benzeri malzeme yakılmalıdır.
 
• Zeytin bölgelerinde az görülmekle birlikte özellikle yeni tesis edilmiş yağmurlama sulama yapılan zeytinliklerde don riski olan saatlerde yağmurlama sulama yapılması don zararını azaltan bir uygulamadır. Zira su zerrecikleri donma esnasında enerji yayarlar ve bu da ağaçları korur.
 
• Zeytin ağaçlarında kar yükünden dolayı dalların kırılmaması için mümkün oluyorsa dalların silkelenmek suretiyle karlarından temizlenmesi bu suretle karın donması nedeniyle ağaçların daha fazla zarar görmesi engellenmiş olacaktır.
 
• Zeytinlik tesis edilecek yer, zeytin için zor ya da sınır ötesi şartlara sahip olmamalı ve kış dönemi içerisinde hava sıcaklığı uzun müddet –7 0C ‘ de kalmamalıdır. Soğukluğun etkisi yükseklikle artacağı için 600 metreden daha yükseklere zeytin dikiminden mümkün olduğunca kaçılmalıdır.
 
• Zeytinlik tesis edilecek toprak ağır bünyeli ve su geçirmeyen bir yapıda olmamalı, taban suyu sorunu bulunmamalıdır.
 
• Soğuğa maruz fakat rüzgar tutmayan çukur yerlerde soğuk hava göllenerek zararlı olacağı için böyle yerlerde ve zeytin için sınır yörelerde zeytinlik tesis etmekten kaçınılmalıdır.
 
• Bakımsız zeytinlikler bakımlı olanlardan daha fazla soğuktan etkilenirler. O nedenle özellikle soğuğa maruz yörelerdeki zeytinliklerde kültür bakım tedbirleri tekniğine göre uygulanmalıdır.
 
• Budama zeytin ağacının soğuğa karşı hassasiyetini arttıracağından zeytin için geçit bölgelerde erken budamadan kaçınılmalı ve tehlikeli soğuklar geçtikten sonra örneğin Nisan başında budamaya başlanmalıdır.
 
• Kar yağan bölgelerde zeytin ağaçlarının kar yükünü taşıyabileceği tarzda yayvan olmayacak tarzda piramidal budamalar yapılmalıdır.
 
• Zeytin ağaçlarında tek taraflı, yüksek dozlu azotlu gübrelemeden kaçınılmalı, ağaçlar mümkünse toprak ve yaprak analiz sonuçlarına göre gübrelenmelidir. Potasyum ve Fosforlu gübrelerin ağacı soğuk ve sıcaktan koruduğuna dikkat ederek kullanımına önem verilmelidir.
 
• Özellikle zeytinlik için sınır yörelerde zeytinliklerde sulamayı geç sonbahara bırakmamalıdır.
 
• Soğuktan hemen sonra kalın dallar üzerinde oluşan kabuk çatlak yerlerine % 4-5’ lik bordo bulamacı sürülerek, zeytin ağacı kabuğunun odun dokusuna temas etmesini sağlayacak şekilde sıkıca sarılmalıdır.
 
• Soğuktan zarar görmüş zeytin ağaçları hemen budanmamalı, zararlanma seviyesini ve sürgün oluşumunu görmek üzere ertesi budama mevsimine kadar beklenmelidir.
 
• Zeytinliklerde soğuk zararı vuku bulduktan hemen sonra zeytin dal kanserine karşı koruyucu olmak üzere bordo bulamacı ile ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca oluşan çatlaklar Nisan ve Mayıs ayları boyunca takip edilmelidir. Çünkü oluşan bu çatlaklara beyazımsı-krem renkte zeytin yara koşnili dediğimiz zararlı yerleşebilir. Ağacın özsuyu ile beslenen bu zararlıyla mücadele yapılmadığı taktirde ağaçlar çalılaşır, dal ve dalcıklar kuruyabilir. Yaz aylarında üzerinde yara koşnili bulunan sürgünler budanarak yakılmalı veya çiçeklenmeden sonra yazlık mineral yağlı ilaçlarla ağaçlar ilaçlanmalıdır.
 
• Zeytin ağaçlarının kanser görülen yerlerinde bordo bulamacı ile yapılan koruyucu mücadelenin yanında kanserli dallar Temmuz-Ağustos aylarında kesilerek temizlenmeli, kesim yerlerine bitkisel katran-göztaşı karışımı sürülmelidir.

Zeytin Yaprağı ve Kullanım Alanları

Asırlardır bütün yetiştiği coğrafyada zeytinin yaprağı da halk ilaçlarında dünyada kullanılmaktadır.1800 lü yıllarda malarya salgınlarına karşı kullanıldığı bilinmektedir.

Zeytin yaprağı, Oleuropein(başlıca polifenolik antioksidan lardan biridir) ve daha birçok flavonoid (Rutin, Apigenin, Luteolin) ihtiva eder. Günümüzde yapılan araştırmalar sonucu zeytin yaprağından elde edilen ürünler sağlık sektöründe ve kozmetik sektöründe kullanılmaktadır. Zeytin yaprağı ile ilgili çalışmalar hala da devam etmektedir.

Oleuropein'in içeriğindeki elonoik asidin antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikleri laboratuvar koşullarında kanıtlanmıştır.Bu özelliğiyle doğal antibiyotik olduğu bilinmektedir.Vücudun bağışıklık sisteminde soğan ve sarımsak ile benzer etki göstermektedir.

Zeytin yaprağı, halihazırda diyabette, hipertansiyonda,kardiyovasküler rahatsızlıklarda,gripte,üriner sistem rahatsızlıklarında,kronik halsizlikte,hastaların nekahat döneminde,kötü huylu kolesterolün düşürülmesinde,dejeneratif eklem rahatsızlıkları,bursit, sinuzit ,vücudun doğal bağışıklık sisteminin desteklenmesinde vs. kullanılan pek çok marka zeytin yaprağı içerikli bitkisel ilaç piyasada hazır preparatlar olarak satılmaktadır.İçeriklerinde genel olarak % 6-20 Oleuropein bulunmaktadır. Henüz bu konuda bir standardizasyon yoktur.

Kozmetikte ise zeytin yaprağı ekstresi içeren ürünler antioksidan etkileriyle cilt bakımında kullanılmaktadır, antiaging kürlerinin hemen hepsinde yer alır.

Ayrıca Aspergillus mantarları tarafından üretilen aflatoksinin engellenmesinde Oleuropein kullanımı ile ilgili araştırmalar da yapılmaktadır.

Patojenlere karşı en önemli biyolojik silahlardan biri olan Oleuropeinin, antifungal etkisinden yola çıkılarak Bonn Üniversitesinde, henüz laboratuvar koşullarında Botrytis Fusarium Phytophtora üzerindeki etkileri ve geleceğin ticari anlamda önemli organik pestisitlerinden olup olamayacağı araştırılmaktadır.

Oleuropein ,ayrıca zeytin gibi Oleacae familyasından olan Ligustrum obtusifolium yapraklarından da ekstrakte edilse de en hızlı,bol ve ucuz şekilde zeytin yaprağından elde edilmektedir. Hatta bir Yunan Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 100 gr zeytin yaprağından 1 gr % 95- 98 saflıkta Oleuropein elde edilmiştir.

Şu anda dünyada en önemli alıcısı Amerika'dır, en önemli hammadde üreticilerinden biri de hemen her şeyde olduğu gibi Çin. Amerika ve Avrupa'da firmalar zeytin yaprağı ilaçlarını, ağacın yetiştiği yöreyle birlikte arz etmeye başlamışlardır. Ağacın yetişmesinde kimyasal kullanılmadığı da ayrıca vurgulanmaktadır.

Zeytin yaprağı ilaçları yalnız insan sağlığı için değil hayvan sağlığında da kullanılmaya başlamıştır.Evcil hayvanların hazır mamalarında ve bitkisel ilaçlarında hem doğal antibiyotik hem de antiparazitik etkisi sebebiyle yurt dışında kullanılmaktadır.

Doğal bitkisel ilaçlara yoğun yönelim trendi ve kozmetik sanayisindeki büyük gelişmeye bakılarak, elimizdeki çok önemli bir hammaddenin ciddiyetle farkına varıp bu konuda çalışmalar yapmanın gereği ortadadır.
Aşağıdaki bilgi bir posta grubundan alınmıştır, Mehmet Tutar tarafından yazılmıştır:
Zeytin Çeşitlerinin Yağ Oranları
Zeytin çeşitlerinin yağ oranları ile ilgi elimizdeki en önemli kaynak Zeytincilik Araştırma Enstitüsü tarafından yayınlanan "Standart Zeytin Çeşitleri Katalogu" Burada çeşitlerin birçok özellikleri ile birlikte yağ oranlarda belirtilmiş. Sanırım İzmir Kemalpaşa'daki koleksiyonlarında bulunan çeşitler materyal olarak kullanılmış. Tam küsuratlarını hatırlamıyorum ama; mesela Gemlik çeşidinin yağ oranı %30'a yakin, Erkence ve Saurani'de%25-26, Ayvalık ve Memecik çeşitlerinde %22-23 kadar, Kilis Yaglik'ta %36, Manzanilla ve Domat'da %20 kadar. Çalışmanın hatalı yapıldığını veya yanlı olduğunu düşünmüyorum ama çeşitler farklı ekolojilerde çok farklı özellikler gösterebiliyorlar. Saha'da bu rakamları göremiyorsunuz. Mesela Manisa'da Ayvalık ve Uslu çeşitlerinde fabrikada çıkarılan yağ oranı %20 kadar. Gemlik çeşidinde biraz daha yüksek. Aydın'da dilmit çeşidinde % 40 kadar olduğu söyleniyor. Seferihisar'da erkence çeşidinde %43,77 yağ oranına şahit oldum. Urla'da yine erkence çeşidinde % 25-35 civarında. Karburunda, yine ayni çeşitte %30-35 civarında. Buralarda bazı yelerde yağ oranının erkence çeşidinde%50'ye kadar çıktığı söyleniyor. Bununla birlikte Edremit yağlık, ve Memecik çeşitlerinde %20 kadar. Gemlik çeşidinde ise %20'nin altında (6-7 Kilo zeytinden 1 Kilo yağ çıkıyor.) Aydın ve Muğla'da memecik'te sıkılan yağ randımanının %20, yine Edremit'te Ayvalık çeşidinde %20 kadar olduğu söyleniyor. Güneydoğu'da oranın çeşitlerinde yağ oranının %30-40 arasında olduğu söyleniyor.